DeSTiNa
Çalışkan Üye
Gönlümüzün sultanı efendimiz
Gönlümüzün sultanı efendimiz
Merhamet dilendiğimiz kelimelerin gölgesinde içimizin yankısını sana yollamak istiyoruz
Ey Nebi!
İnan ki sensiz gündüzlerimiz bile geceye döndü alnımızı üfül üfül okşayan rahmet yüklü soluğundan mahrumuz yıllardır senin yokluğun ölü ruhlara can veren nefesinin yokluğu bizi ağyar ateşinden yaktı
Medet Sultanım!
Hicranınla yanan ruhumuza parmaklarından yine boşaltmaz mısın Kevserlerini oluk oluk? utancımız büyük adını bir bayrak gibi dalgalandıramadık gönül semalarında giremedik kalplere adını sunamadık sana muhtaç sinelere büyük utançlara kundaklandık ama sen sen sultansın efendim ne olur himmetini esirgeme boynu bükük yüreği yaralı ümmetinden
Ey Nebiler Sultanı Efendim!
Senin devrinde yaşayan o gül nefesinle hayat bulan kutlu insanlara ARKADAŞIM diyordun Oysa biz ahir zamanın garip insanlarına seni görmeden iman ettikleri için KARDEŞLERİM diye hitap ediyorsun kardeşim dediğin insanları arasına kat bizleri de ayağı ve alnı beyaz sekili atların say bizi aldığımız abdestlerimiz var günde beş vakit
Ne olur efendim Mekke’den Medine’ye hicret eder gibi gel gel ki güneşin bizi terk ettiği karanlık gecelerimize dolunaylar doğsun gel ki yeniden bestelensin taleal bedrular hiç günahı olmayan çocuklarımız seslendirsin yine o karanlık nağmeleri ellerinde demet demet güllerle bekleyen kadınlarımız göz yaşı çağlayanlarıyla yıkasın yollarını
Biliyoruz aşkına pervane olamadık yanlış ateşlerde yandı ruhumuz yanlış pazarlara sürüldük yalancı şafaklarla kandırıldık yıllar yılı onca günahlarımıza bize yakışmayan onca kusurlarımıza rağmen senin büyüklüğün kadar büyüttük umutlarımızı dağlar kadar günahlarımız olsa da sen kadar Ahmed i Mahmud u Muhammed kadar umutlarımız var
Ey nebi ey rasulullah sultanı kendisine yollanan salat u selamları işiten vefah dost!
Sana yolladığımız selat u selamların sımsıcak gölgesinde yöneldik kapına
Yetiş imdada yetiş imdada ya Rasulallah !
Gönül kabesinde bütün günahlarımıza bütün isyanlarımıza rağmen yinede bir yer var efendim teşrif buyuracağın uyku nedir bilmeyen kirpiklerimiz var seni bekleyen
Ey levlake levlak hitabının nazlı sultanı – naz makamının efendisi!
Yıldızların yoluna kaldırım taşları gibi dizildiği yüreği bulut olan sevgili yağarsın taşlar bile yemyeşil filizlenir sen olmasaydın eğer taşlardan daha katı yüreğimizde hiç yeşerir miydi yepyeni umutlarımız yüreğimizin yamaçlarında boy verir miydi sen kokan can kokan ten kokan güller
Ne büyük şeref seni bilmek seni bize bildiren hz Yezda ya şükürler olsun adını konuşmaya başladığımız zaman öğrendik daha ufacık bir çocukken biz oturmuştun yüreğimizin en güzel yerine senin gül devrinde yetişmedik bizler oturamadık dizlerinin dibine ama sana ümmet olmak için seni sevmek yeterse kalbimizin bütün zerreleriyle söylüyoruz ki SENİ ÇOK SEVİYORUZ EY SEVGİLİ kimler kimler seni ölesiye sevmedi ki Ya Rasulallah
HzBilal’e kızgın kumlar üzerinde dayanma gücü veren sana olan bağlılığı ve sevgisi değil miydi?
HzEbu Bekir’e ‘’Anam babam sana feda olsun ya Rasulallah ‘’ dedirten bu sevgi değil miydi?
Ay sana olan muhabbeti yüzünden ikiye bölünmemiş miydi?
Kendisini bıraktığını düşünüp hıçkırıklara boğulmamış mıydı?hurma kütüğü
HzMusab sana olan sevigisi yüzünden Cenab-ı Hak tarafından şehadet mertebesiyle ödüllendirilmemiş miydi?
Mübarek sevgin o kutlu aşkın daha nice kalplere ışık olup hayat vermemiş iydi? seni sevmemek sana bağlanmamak sana aşık olmamak mümkün ü ya Muhammed? adını duyan gönüller yanardağ gibi yanmaz mı? Heyhat! nasıl sevmeyiz i seni elbette seviyor ve seveceğiz
Fakat şu zaman şu ahir zaman var ya ne çetin bir zaman ne zor bir zaman sana çıkan yollar sarp yolu görüyoruz ama rehberimiz yok senden ayrı gözlerimiz dolu, buğulu senin imdadımıza yetişeceğin günün hasretini çekmekteyiz
Bir demet gül var elimizde titreyen yüreklerimiz var güllerimiz solmadan çöle dönmeden yüreklerimiz ne olur ne olur gel ey Muhammed bahardır
Dudaklar ardında saklı aminlerimiz vardır
Hacdan döner gibi gel
Miracdan iner gibi gel
Bekliyoruz yıllardır
Güllerimiz solmadan çöle dönmeden yüreklerimiz
NE OLUR NE OLUR
GEL EFENDİM !!!
Merhamet dilendiğimiz kelimelerin gölgesinde içimizin yankısını sana yollamak istiyoruz
Ey Nebi!
İnan ki sensiz gündüzlerimiz bile geceye döndü alnımızı üfül üfül okşayan rahmet yüklü soluğundan mahrumuz yıllardır senin yokluğun ölü ruhlara can veren nefesinin yokluğu bizi ağyar ateşinden yaktı
Medet Sultanım!
Hicranınla yanan ruhumuza parmaklarından yine boşaltmaz mısın Kevserlerini oluk oluk? utancımız büyük adını bir bayrak gibi dalgalandıramadık gönül semalarında giremedik kalplere adını sunamadık sana muhtaç sinelere büyük utançlara kundaklandık ama sen sen sultansın efendim ne olur himmetini esirgeme boynu bükük yüreği yaralı ümmetinden
Ey Nebiler Sultanı Efendim!
Senin devrinde yaşayan o gül nefesinle hayat bulan kutlu insanlara ARKADAŞIM diyordun Oysa biz ahir zamanın garip insanlarına seni görmeden iman ettikleri için KARDEŞLERİM diye hitap ediyorsun kardeşim dediğin insanları arasına kat bizleri de ayağı ve alnı beyaz sekili atların say bizi aldığımız abdestlerimiz var günde beş vakit
Ne olur efendim Mekke’den Medine’ye hicret eder gibi gel gel ki güneşin bizi terk ettiği karanlık gecelerimize dolunaylar doğsun gel ki yeniden bestelensin taleal bedrular hiç günahı olmayan çocuklarımız seslendirsin yine o karanlık nağmeleri ellerinde demet demet güllerle bekleyen kadınlarımız göz yaşı çağlayanlarıyla yıkasın yollarını
Biliyoruz aşkına pervane olamadık yanlış ateşlerde yandı ruhumuz yanlış pazarlara sürüldük yalancı şafaklarla kandırıldık yıllar yılı onca günahlarımıza bize yakışmayan onca kusurlarımıza rağmen senin büyüklüğün kadar büyüttük umutlarımızı dağlar kadar günahlarımız olsa da sen kadar Ahmed i Mahmud u Muhammed kadar umutlarımız var
Ey nebi ey rasulullah sultanı kendisine yollanan salat u selamları işiten vefah dost!
Sana yolladığımız selat u selamların sımsıcak gölgesinde yöneldik kapına
Yetiş imdada yetiş imdada ya Rasulallah !
Gönül kabesinde bütün günahlarımıza bütün isyanlarımıza rağmen yinede bir yer var efendim teşrif buyuracağın uyku nedir bilmeyen kirpiklerimiz var seni bekleyen
Ey levlake levlak hitabının nazlı sultanı – naz makamının efendisi!
Yıldızların yoluna kaldırım taşları gibi dizildiği yüreği bulut olan sevgili yağarsın taşlar bile yemyeşil filizlenir sen olmasaydın eğer taşlardan daha katı yüreğimizde hiç yeşerir miydi yepyeni umutlarımız yüreğimizin yamaçlarında boy verir miydi sen kokan can kokan ten kokan güller
Ne büyük şeref seni bilmek seni bize bildiren hz Yezda ya şükürler olsun adını konuşmaya başladığımız zaman öğrendik daha ufacık bir çocukken biz oturmuştun yüreğimizin en güzel yerine senin gül devrinde yetişmedik bizler oturamadık dizlerinin dibine ama sana ümmet olmak için seni sevmek yeterse kalbimizin bütün zerreleriyle söylüyoruz ki SENİ ÇOK SEVİYORUZ EY SEVGİLİ kimler kimler seni ölesiye sevmedi ki Ya Rasulallah
HzBilal’e kızgın kumlar üzerinde dayanma gücü veren sana olan bağlılığı ve sevgisi değil miydi?
HzEbu Bekir’e ‘’Anam babam sana feda olsun ya Rasulallah ‘’ dedirten bu sevgi değil miydi?
Ay sana olan muhabbeti yüzünden ikiye bölünmemiş miydi?
Kendisini bıraktığını düşünüp hıçkırıklara boğulmamış mıydı?hurma kütüğü
HzMusab sana olan sevigisi yüzünden Cenab-ı Hak tarafından şehadet mertebesiyle ödüllendirilmemiş miydi?
Mübarek sevgin o kutlu aşkın daha nice kalplere ışık olup hayat vermemiş iydi? seni sevmemek sana bağlanmamak sana aşık olmamak mümkün ü ya Muhammed? adını duyan gönüller yanardağ gibi yanmaz mı? Heyhat! nasıl sevmeyiz i seni elbette seviyor ve seveceğiz
Fakat şu zaman şu ahir zaman var ya ne çetin bir zaman ne zor bir zaman sana çıkan yollar sarp yolu görüyoruz ama rehberimiz yok senden ayrı gözlerimiz dolu, buğulu senin imdadımıza yetişeceğin günün hasretini çekmekteyiz
Bir demet gül var elimizde titreyen yüreklerimiz var güllerimiz solmadan çöle dönmeden yüreklerimiz ne olur ne olur gel ey Muhammed bahardır
Dudaklar ardında saklı aminlerimiz vardır
Hacdan döner gibi gel
Miracdan iner gibi gel
Bekliyoruz yıllardır
Güllerimiz solmadan çöle dönmeden yüreklerimiz
NE OLUR NE OLUR
GEL EFENDİM !!!