Ask_Perisi
Bilgin Üye
Durma sende git…
‘’Durma sende git…’’
Şimdi uzak kentlerin karanlık odalarında tek başıma kalmış gibiyim. Seni özlemenin ne demek olduğunu bana sorsunlar. Nereye baksam seni görüyorum ve artık biliyorum ki seni tanıdığım, seni sevdiğim o kent değil.
Karanlık ve yarı aydınlık sokaklardan geçerken hep bir aşkın ağlayışını duyardım. Terk edilmiş bir aşk ağlıyordu tek başına kentin en kalabalık, en işlek caddesinin tam ortasında bulunan bir apartman katında. Kalabalıktı çevresi ama bir o kadarda yalnızdı... O ağlayan aslında benmişim. O yalnız, o tek başına kalan, o terk edilen, o sevdiği kadar sevilmeyen benmişim…(Oysa daha doyamamıştım sana… Kokunu yeterince çekemedim içime… Yapacağımız ne çok şey vardı... Neler planlamıştık… Şimdi ne yapacağım ben? Nasıl duracağım ayakta?’’Kal’’ deseydim kalır mıydın yanımda? Nasıl istiyorum hayal bile olsa’’Bu gidişim zorunluluktan, bekle beni geri döneceğim’’demeni…)
Her aşk biter, sende git. Yüzüme öyle bakma git. Hiç durma, bir gidenin bir daha asla giremeyeceği kapı orda. Hiçbir şey söylemek zorunda değilsin. Giderken söyleyecek şey bulamaz insanlar. Sen bahanelerin arkasına sığınanlardan olma git.
(Gitme… Sensiz mutlu olabilir miyim ben? Unutabilir miyim bu kadar kolay?
Yaşadığımız onca şeyi silebilir miyim? Mümkün değil, seni içimden çıkartıp atamam mümkün değil… Biliyorum, hiçbir ilaç iyileştirmeyecek senin açtığın yarayı. Senin yaktığın sevda ateşi hiçbir zaman sönmeyecek. Senin mutlu olmanı istediğimde yalan. Mutlu olma yar, benim gibi sende mutlu olma. Belki o zaman yeniden dönersin bana…)
http://img89.imageshack.us/img89/371/aawall01a8rq.gif
http://img155.imageshack.us/img155/6148/awall64a0eh.gif
http://img155.imageshack.us/img155/643/awall64b4ow.gif