Çocuk yüreği

Konusunu Sadefan`da Görüntülemektesiniz!..

Çocuk yüreği, konusunda bu İçerik Çocuk yüreği hakkında en yeni bilgileri, yorumları ve detaylı paylaşımı keşfedin.

Çocuk yüreği

- Sadefan.com | Çocuk yüreği paylaşımı

Ceviz

Genel Sorumlu

Çocuk yüreği

Çocuk yüreği

Çocuk yüreği
Bir semt pazarı… Küçük çocuklar, pazar poşeti satıyor. Ayaklarında lâstik ayakkabı… Saçları dağınık ama temiz. Hâllerinde tatlı bir utangaçlık… Yüzlerinde tebessüm, duygularında samimiyet. Aslında alınan poşet değil, tebessüm...

Nasim, onlardan biri… İki yılı aşkın bir zamandır onu tanıyorum. Saçları rüzgârda dağılıp gider; onları taramak veya düzeltmek gibi bir endişesi hiç olmaz. Mektebe yakın bir yerde oturuyorlar. Babasını hiç tanımadım, o da hiç tanımamış. 1996 yılında Regar taraflarına gittiğini anlatmış annesi. O yıl pek çok baba hiç dönmemek üzere çıkmış evlerinden. Çocuk yüreklerine hüzün çökmüş, feryatlar göğe yükselmiş. Ne vakit babadan bahsedilse, Nasim, yüzünü başka bir yöne döner... Bakışları sanki ufuk çizgisinde takılı kalır.

Mektepten çıkar çıkmaz Nasim ve kardeşleri Cemşit ile Muhiddin evin bir odasında yığılı duran poşetlerden birer tomar alırlar, pazar girişine giderler. Yaz veya kış fark etmez. Orada pazar için gelen insanlara poşet satarlar.

Bu şehrin kışları oldukça sert geçer. Sabahları kaşlar buz tutar, yanakları rüzgâr keser. Bu yetmezmiş gibi doğalgaz ve elektrik kesintisi günlerce sürer.

Bir cumartesiydi. İki oda evimizin yakacağını tedarik için odun pazarına gitme vaktiydi. Sıra bendeydi. Pazara, şehri ikiye ayıran Sahavat Çayı köprüsünden sağa kıvrılan patikadan gidilirdi. Kışın kış olduğu zamanlardı: Yerde diz boyu kar, binalarda sarkıtlar… Çeşmeleri buz tutmuş... Başıma kalpağımı geçirdim, dışarı çıktım. Ayaklarımın altında, ezilen buz ve karlar… Kulaklarımda kavaklar arasından esen rüzgârın uğultusu. Köprüye yaklaşmıştım. Cılız bir öksürük sesi geldi kulağıma. Sonra daha da kuvvetlice. Küçük bir çocuk muydu? Aşağıda, köprünün altında olmalıydı. Meraklandım, indim dikkatli adımlarla. Çay coşkun akıyordu. Öksürük sesine başka sesler de katıldı sonra… Üç çocuktan biri Nasim'di. Tenekede yanan ateşle ısınmaya çalışıyorlardı. Bakışlarını kaçırdılar benden. İçim acıdı, ama bu kendimde kalmalıydı. Her şeye rağmen onlara gülümseyen bir yüzle bakmalıydım. Selâm verdim.

Tebessümüm, minik yüreklerde mâkes buldu, simalarına tazelik ve sıcaklık yayıldı. Odun almaya birlikte gittik. Epey odun aldım. Bir kısmını bizim eve, geri kalanlarını da Nasimlere taşıdık. Nasimlerin evi, mektebin arkasındaki patikanın sonundaydı. Cılız dut ağaçlarının altında büyük bir demir kapı… Gıcırdayarak açılıyor, sanki ev ahalisine haber veriyor. Genişçe bir avlu… Kapının sesini duyar duymaz elindeki çalı süpürgeyi bırakıp bizi karşılamaya koştu bir kadın. Nasim'in annesi… Şaşkın, mahcup, tedirgin; ama güler yüzlü. Buyur etti içeri. Hemen o yoklukta bir sofra donattı. Hiç sormadı ne iş yaptığımı, neden buralara geldiğimi. Belli ki gönül kapılarını açmıştı tebessümümüz. Huzurumuz ondandı. Sözler kifâyetsiz olsa da, tebessüm her şeyi anlatıveriyordu. Yüreğini, sevgini demetleyip karşıdakinin yüreğine sunabilmekti tebessüm. O, kaybedeni olmayan bir ticarettir; mevki-makam, servet, mal-mülk, milliyet farkı yoktur, herkes eşittir tebessüm kitabında.

Yürekte açan çiçeklerin çehreye renk, gözlere fer vermesi.

Perşembe akşamı, her hafta olduğu gibi, Mir Said Ali Hamadani'nin aramgâhında buluştuk, birlikte dua etmek için. Dua, gönül konuşmasıdır derler; gönlün şiir olup akmasıdır. Nasim'i izliyorum fark ettirmeden, her zamanki gibi gözleri gülüyor. "Üstad." dedi. "Seneye inşallah Gimnaziya (Rusya'da bir okul türü)… Buranın en iyisi o. Sonra da nasip olursa, Danişgah-i Millî… Hukuk tahsili yapmak istiyorum. Dere kenarında yüzünüzden yüreğimize akan tebessüm, bir ümit kapısı araladı. Sizin gibi olmayı istedim o ân…"

Ertesi cumartesi, pazara gittim. Kulağımın dibinde bir ses: "Alayım, üstadım." Sesin sahibi Nasim'di. Kendisine teşekkür ettim. Zahmet etmemesini, eve taksiyle döneceğimi söyledim. Ama o alışveriş tamamlayıncaya kadar yanımdan ayrılmadı. Yüzünde gülümseyiş, bakışlarında mutluluk. Simsiyah gözlerinde karanlığı aydınlatacak ışık. Taksiye doğru yürüdük. Elimizdekileri bagaja bıraktıktan sonra kendisine teşekkür ettim. O ise, pazar girişindeki yerine doğru yürüdü.
 
Çocuk yüreği yaşam hikayeleri ve deneyimler, Çocuk yüreği ile kullanıcılar ilham verici öykülere ulaşabilir.
Geri
Üst