Bulgaristan göçmenlerinin özel durumu
Bulgaristan göçmenlerinin özel durumu
Bulgaristan göçmenlerinin özel durumu
Yirmili yaşların üzerinde olan kuşaklarımız Bulgaristan göçmeni vatandaşlarımızın dramını iyi hatırlar. Yaşanan trajedi, yüz binden fazla soydaşımızı yollara düşürdü. Türkiye soydaşlarımıza kucağını açtı açmasına ama parçalanmış hayatlar, ayrılıklar, geride kalanlar ve yeni bir başlangıç yapanlar için zor bir dönem başlamıştı. Bütün bu yaşananlar esasında ayrı bir yazı dizisi konusu. Fakat biz uzmanlık alanımız gereği konunun sosyal güvenlik boyutunu ele alacağız.
Bulgaristan göçmeni soydaşlarımız Türkiye’ye gelişlerinden sonra, sosyal güvenlik açısından önemli bir sorunla karşılaştılar. Türkiye’nin Bulgaristan’la ikili sosyal güvenlik sözleşmesi yoktu. Dolayısıyla oradaki çalışmaları Türkiye’de dikkate alınmıyordu. Öte yandan Bulgaristan’daki çalışmalarını Türkiye’de borçlanma imkanları da yoktu. Zira yurtdışı hizmet borçlanması kapsamında sadece Türk vatandaşı iken geçen çalışmalar dikkate alınıyordu. Oysa bu soydaşlarımız Türk vatandaşlığını Türkiye’ye geldikten sonra kazanmışlardı. Dolayısıyla Bulgaristan’da yıllar boyu çalışmalarına rağmen, Türkiye’de de sosyal güvenlik anlamında sıfırdan başlangıç yapmak zorunda kalıyorlardı. Tıpkı pek çok konuda olduğu gibi.
Düğüm 2008’de çözüldü
İşte Bulgar göçmeni soydaşlarımızın yaşadığı bu sorun, nihayet 2008 yılında yapılan bir düzenlemeyle çözüldü. Dönemin Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in imzasını taşıyan düzenlemeyle, 3201 sayılı Kanuna geçici madde olarak aynen şu hüküm eklendi; “Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerden 1/1/1989 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar zorunlu göçe tabi tutulan, Türk vatandaşı olup Türkiye’de ikamet eden ve 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı Kanun dahil olmak üzere sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir veya aylık almamak koşulu ile yurt dışında geçen ve belgelendirilen çalışma süreleri bu Kanuna göre borçlandırılmak suretiyle yaşlılık aylığı bağlanmasında sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.” Böylece yüz binin üzerindeki Bulgar göçmeni soydaşımız için yeni bir kapı açılmış oldu.
Yapılan düzenleme doğrultusunda;
· 1.1.1989 tarihinden sonra Türkiye’ye zorunlu göç kapsamında gelen,
· Türk vatandaşı olan,
· Türkiye’den gelir veya aylık almayan,
Bulgaristan göçmenleri yurtdışı hizmet borçlanması yapmaya başladılar. Böylece binlerce göçmen soydaşımız, Bulgaristan’daki çalışmalarını da saydırmak suretiyle emeklilik hakkına kavuştu.
Önemli ayrıntı!
Dikkat edilirse, yukarıda yer verdiğimiz yasa metninde, zorunlu göçe tabi tutulan soydaşlarımızın yurtdışındaki çalışma sürelerinin dikkate alınacağı belirtiliyor. Oysa genel yurtdışı borçlanma uygulamasında, yurtdışında Türk vatandaşı olarak geçen çalışmaların yanında belirli işsizlik süreleriyle ev hanımı olarak geçen süreler de borçlandırılıyor. Ancak Bulgaristan göçmenleri için sadece çalışma süreleri kapsama alındığından, işsiz geçen süreler ile ev hanımı olarak geçen süreler dikkate alınmıyor.
Bulgaristan göçmenlerinin özel durumu
Yirmili yaşların üzerinde olan kuşaklarımız Bulgaristan göçmeni vatandaşlarımızın dramını iyi hatırlar. Yaşanan trajedi, yüz binden fazla soydaşımızı yollara düşürdü. Türkiye soydaşlarımıza kucağını açtı açmasına ama parçalanmış hayatlar, ayrılıklar, geride kalanlar ve yeni bir başlangıç yapanlar için zor bir dönem başlamıştı. Bütün bu yaşananlar esasında ayrı bir yazı dizisi konusu. Fakat biz uzmanlık alanımız gereği konunun sosyal güvenlik boyutunu ele alacağız.
Bulgaristan göçmeni soydaşlarımız Türkiye’ye gelişlerinden sonra, sosyal güvenlik açısından önemli bir sorunla karşılaştılar. Türkiye’nin Bulgaristan’la ikili sosyal güvenlik sözleşmesi yoktu. Dolayısıyla oradaki çalışmaları Türkiye’de dikkate alınmıyordu. Öte yandan Bulgaristan’daki çalışmalarını Türkiye’de borçlanma imkanları da yoktu. Zira yurtdışı hizmet borçlanması kapsamında sadece Türk vatandaşı iken geçen çalışmalar dikkate alınıyordu. Oysa bu soydaşlarımız Türk vatandaşlığını Türkiye’ye geldikten sonra kazanmışlardı. Dolayısıyla Bulgaristan’da yıllar boyu çalışmalarına rağmen, Türkiye’de de sosyal güvenlik anlamında sıfırdan başlangıç yapmak zorunda kalıyorlardı. Tıpkı pek çok konuda olduğu gibi.
Düğüm 2008’de çözüldü
İşte Bulgar göçmeni soydaşlarımızın yaşadığı bu sorun, nihayet 2008 yılında yapılan bir düzenlemeyle çözüldü. Dönemin Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in imzasını taşıyan düzenlemeyle, 3201 sayılı Kanuna geçici madde olarak aynen şu hüküm eklendi; “Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerden 1/1/1989 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar zorunlu göçe tabi tutulan, Türk vatandaşı olup Türkiye’de ikamet eden ve 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı Kanun dahil olmak üzere sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir veya aylık almamak koşulu ile yurt dışında geçen ve belgelendirilen çalışma süreleri bu Kanuna göre borçlandırılmak suretiyle yaşlılık aylığı bağlanmasında sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.” Böylece yüz binin üzerindeki Bulgar göçmeni soydaşımız için yeni bir kapı açılmış oldu.
Yapılan düzenleme doğrultusunda;
· 1.1.1989 tarihinden sonra Türkiye’ye zorunlu göç kapsamında gelen,
· Türk vatandaşı olan,
· Türkiye’den gelir veya aylık almayan,
Bulgaristan göçmenleri yurtdışı hizmet borçlanması yapmaya başladılar. Böylece binlerce göçmen soydaşımız, Bulgaristan’daki çalışmalarını da saydırmak suretiyle emeklilik hakkına kavuştu.
Önemli ayrıntı!
Dikkat edilirse, yukarıda yer verdiğimiz yasa metninde, zorunlu göçe tabi tutulan soydaşlarımızın yurtdışındaki çalışma sürelerinin dikkate alınacağı belirtiliyor. Oysa genel yurtdışı borçlanma uygulamasında, yurtdışında Türk vatandaşı olarak geçen çalışmaların yanında belirli işsizlik süreleriyle ev hanımı olarak geçen süreler de borçlandırılıyor. Ancak Bulgaristan göçmenleri için sadece çalışma süreleri kapsama alındığından, işsiz geçen süreler ile ev hanımı olarak geçen süreler dikkate alınmıyor.