AŞK
AŞK
Başından büyük bir aşk geçmemiş her kadın için, bu bir eksikliktir;
Başından büyük bir aşk geçmiş her erkek için ise, bu bir fazlalıktır.
Erkeğin hayatında belki bir aşka yer vardır.
Kadının ise aşkında belki bir
hayata...
Erkekler deli gibi aşık olurlar, zamanla akıllanırlar.
Kadınlar ise akıllı gibi aşık olurlar,... zamanla delirirler.
Aşk, kadını ve erkeği
farklı etkiler.
Aşık olan kadının gözünde başka hiçbir şeyin değeri kalmaz.
Aşık
olan erkeğin gözünde ise herşey yeniden değerlenir.
Çünkü aşık kadın "nasıl olsa
bitecek" sezgisi ile hareket eder..
Aşık erkek ise "nasıl olsa sonsuza dek
sürecek" yanılgısıyla...
Aşık kadınlar bu yüzden hep endişeli ve huzursuzdurlar;
Aşık erkekler ise melekler gibi dingin ve aptallar gibi bön.
Aşık olmak erkeğe
yakışır.
Kadına asla!
Kadına yakışan sadece aşktır.
Aşksız bir erkek
kendini kölesiz bir efendi gibi hisseder,
Aşksız bir kadın ise efendisiz bir
köle.
Kadın ne ister?
Ne mi ister?
Hepsini ister.
Ve aynı anda.
Peki
erkekler ne ister?
Hem sevgili karıları hem de haremleri olsun isterler.
Peki
neden korkarlar?
Hem karısız hem de haremsiz kalmaktan korkarlar.
Kadın
erkeğinin kendisine kul köle olmasını ister; olunca da ondan nefret eder.
Erkek
ise kadının kendisine köle olmasını istemez; olunca da onu sever.
Bir erkek
kadından bıktığı için onu terk eder;
Bir kadın ise erkeğinden sıkıldığı için.
Arada çok önemli bir fark var.
Bir erkek doyduğu için kadınından bıkar.
Bir
kadın ise doyamadığı için erkeğinden sıkılır.
Kadın terk edildiği ve aldatıldığı
zamanlarda, bir de boşanırken hiç tereddüt etmez. Kararlı, şuurlu ve son derece
akıllı biçimde bütün strateji ve nokta hücumu taktikleriyle delirir.
Delilik,
kadınların aklıdır..
Ve sadece bu özellikleri bile, onların erkeklerden daha
üstün kabul edilmeleri için yeterli bir sebeptir.
Kadınlar, sezgileriyle her
şeyi bilirler.
Erkekler ise akıllarıyla hiçbir şeyi bilemezler...
Kadınlar
her şeyi görürler.
Göremediklerini duyarlar.
Duyamadıklarını ise
sezerler.
Dişilik yalnız algı kapılarını değil,
bütün telepati,
sezgi, altıncı his ve üçüncü göz kapılarını açan,
Mescaline, Psilosibin kadar
güçlü bir iksirdir.
Kadınların sezgileri o kadar olağanüstüdür ki,
onları
erkeklerden çok daha üstün saymamak için hiçbir neden yok.
Sezgi de neymiş mi
dediniz?
Aklın eli, kolu, gözü, kulağı ve burnudur.
Aklın dürbünü, pusulası ve
radarıdır.
Şahini ve tazısıdır.
Kapanı, tuzağı ve oltasıdır.
Sezgi en kurnaz
avcıdır....
Sezgi olmasa ne bilim, ne felsefe, ne sanat olurdu.
Akıl mı?
Akıl
sezginin uşağıdır.
O kadar..
Sezgileri yerine bilgileri ile hareket eden bilgiç
kadınlar kadar itici yaratıklar düşünemem.
Akıllıları ve kültürlüleri ise itici
değillerdir, ama sıkıcı olurlar çoğu zaman.
Kadına en çok yarayan ne akıl, ne
bilgi, ne de kültürdür.
İnce ve şuh bir zekadır...
EMRE YILMAZ
'şeytanın fısıldadıkları'
Başından büyük bir aşk geçmemiş her kadın için, bu bir eksikliktir;
Başından büyük bir aşk geçmiş her erkek için ise, bu bir fazlalıktır.
Erkeğin hayatında belki bir aşka yer vardır.
Kadının ise aşkında belki bir
hayata...
Erkekler deli gibi aşık olurlar, zamanla akıllanırlar.
Kadınlar ise akıllı gibi aşık olurlar,... zamanla delirirler.
Aşk, kadını ve erkeği
farklı etkiler.
Aşık olan kadının gözünde başka hiçbir şeyin değeri kalmaz.
Aşık
olan erkeğin gözünde ise herşey yeniden değerlenir.
Çünkü aşık kadın "nasıl olsa
bitecek" sezgisi ile hareket eder..
Aşık erkek ise "nasıl olsa sonsuza dek
sürecek" yanılgısıyla...
Aşık kadınlar bu yüzden hep endişeli ve huzursuzdurlar;
Aşık erkekler ise melekler gibi dingin ve aptallar gibi bön.
Aşık olmak erkeğe
yakışır.
Kadına asla!
Kadına yakışan sadece aşktır.
Aşksız bir erkek
kendini kölesiz bir efendi gibi hisseder,
Aşksız bir kadın ise efendisiz bir
köle.
Kadın ne ister?
Ne mi ister?
Hepsini ister.
Ve aynı anda.
Peki
erkekler ne ister?
Hem sevgili karıları hem de haremleri olsun isterler.
Peki
neden korkarlar?
Hem karısız hem de haremsiz kalmaktan korkarlar.
Kadın
erkeğinin kendisine kul köle olmasını ister; olunca da ondan nefret eder.
Erkek
ise kadının kendisine köle olmasını istemez; olunca da onu sever.
Bir erkek
kadından bıktığı için onu terk eder;
Bir kadın ise erkeğinden sıkıldığı için.
Arada çok önemli bir fark var.
Bir erkek doyduğu için kadınından bıkar.
Bir
kadın ise doyamadığı için erkeğinden sıkılır.
Kadın terk edildiği ve aldatıldığı
zamanlarda, bir de boşanırken hiç tereddüt etmez. Kararlı, şuurlu ve son derece
akıllı biçimde bütün strateji ve nokta hücumu taktikleriyle delirir.
Delilik,
kadınların aklıdır..
Ve sadece bu özellikleri bile, onların erkeklerden daha
üstün kabul edilmeleri için yeterli bir sebeptir.
Kadınlar, sezgileriyle her
şeyi bilirler.
Erkekler ise akıllarıyla hiçbir şeyi bilemezler...
Kadınlar
her şeyi görürler.
Göremediklerini duyarlar.
Duyamadıklarını ise
sezerler.
Dişilik yalnız algı kapılarını değil,
bütün telepati,
sezgi, altıncı his ve üçüncü göz kapılarını açan,
Mescaline, Psilosibin kadar
güçlü bir iksirdir.
Kadınların sezgileri o kadar olağanüstüdür ki,
onları
erkeklerden çok daha üstün saymamak için hiçbir neden yok.
Sezgi de neymiş mi
dediniz?
Aklın eli, kolu, gözü, kulağı ve burnudur.
Aklın dürbünü, pusulası ve
radarıdır.
Şahini ve tazısıdır.
Kapanı, tuzağı ve oltasıdır.
Sezgi en kurnaz
avcıdır....
Sezgi olmasa ne bilim, ne felsefe, ne sanat olurdu.
Akıl mı?
Akıl
sezginin uşağıdır.
O kadar..
Sezgileri yerine bilgileri ile hareket eden bilgiç
kadınlar kadar itici yaratıklar düşünemem.
Akıllıları ve kültürlüleri ise itici
değillerdir, ama sıkıcı olurlar çoğu zaman.
Kadına en çok yarayan ne akıl, ne
bilgi, ne de kültürdür.
İnce ve şuh bir zekadır...
EMRE YILMAZ
'şeytanın fısıldadıkları'